“VUR DE VURALIM ,ÖL DE ÖLELİM”

“VUR DE VURALIM ,ÖL DE ÖLELİM” ABD ve İsrail ikilisi için sürüklendiğimiz batağın ne boyutta olduğunu İran ve Suriye’nin Türkiye’ye yönelik tutumuna bakarak çok net görebilmekteyiz. Türkiye’nin İran ve Suriye’ye karşı, ABD-İsrail ikilisinin hesabına çalışması, komşumuz durumundaki İran ve Suriye’yi Türkiye’yi tehdit eder duruma getirmiştir. Suriye’nin nükleer başlık takılabilen SCUD füzelerini Türkiye’ye çevirdiğine dair haberlerin basına yandığı gün, bir tehditte İran’dan geldi. Horremabad şehrindeki Devrim Muhafızları’na bağlı Besiç milislerinin toplantısında konuşan Tuğgeneral Hacizade, Türkiye’de kurulacak NATO füze kalkanı sistemi nedeniyle "İran’a karşı bir saldırı oluşursa ilk adım olarak Türkiye'deki füze kalkanı sistemlerini vuracağız ve daha sonra diğer hedeflere yöneleceğ....

Devamı Okunma : 6725 28-Kasim-2011 Pazartesi

 
YILDIRAY ÇİÇEK ARŞİVİ ARA
GENÇ SESLENİŞ ARŞİVİ ARA

ADALETE ve HUKUKA HASRET TÜRKİYE YARATTILAR
ADALETE ve HUKUKA HASRET TÜRKİYE YARATTILAR

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde adaletin ve hukukun bu kadar şaibe altında kaldığı ve yıprandığı başka bir dönem olmamıştır.

Bundan önceki dönemlerde de hukuksuzluk ve adaletsizlikler olmuştur ama AKP döneminde olduğu gibi bu durum asla “İleri Demokrasi, Çağ Atlama, Sivil İradenin Zaferi” gibi kavramlarla makyajlanmamıştı.

AKP demokrasiye, hukuka, adalete aykırı ne yaptıysa, elindeki medya gücünü kullanarak bu durumu hep lehine çevirmiş ve halende bu tarz siyasetine devam etmektedir.

Türkiye’de yaşanan her olaya bakın, AKP’nin bu tarz siyaseti kendini her zaman hissettirmektedir.

Habur’daki ihanet, Deniz Feneri yolsuzluğunu örtme çabaları bile başlı başına AKP’nin maskesini düşürecek adaletsizlik ve hukuksuzluk olaylarıdır.

Bazı yargı süreçlerindeki yanlı tutum, adaleti ve hukuku kendi zihniyetine göre uygulatma çabaları, AKP’nin art niyetini tamamen deşifre etmiş durumdadır.

AKP’ye kim muhalifse, kimi önünde engel görüyorsa bu yargı süreçlerine dâhil ederek yok etme, yıpratma gayretlerini kaç yıldır ibretle izliyoruz. Suçlanan insanlar tespit edilen suçlarından değil, AKP’ye ve AKP odaklı çevrelere bakış açısı ile suçunun oranı tespit edilmektedir.

Böyle bir yönetim anlayışında adalet ve hukuk bulmak mümkün müdür? “Benden ise yaşa, benden değilsen öl” tavrı AKP’nin siyasi düşüncesini şekillendirmektedir.

AKP “ötekileştirme” konusunda çok sistemli çalışmaktadır.
Ötekileştirirken de “safıma geç, benden ol” merhametini(!) asla esirgememektedir. Yeter ki yol ver, alkış tut, AKP için senden iyisi yoktur.

AKP’nin ideolojik olarak “Yedi Kocalı Hürmüz” görüntüsü de bu tezimizi çok güçlendirmektedir…

”Ne olursan ol” diyerek oluşturduğu siyasi çatısında, her çeşit düşünceli adama rastlamak mümkündür.

Bunu hiç kimse “toplumun her kesiminden kişileri kucaklıyor” diye izaha kalkmasın…

Apo ile aynı evde altı ay ev arkadaşlığı yapmış birini, yine PKK’nın kapatılan partisi HADEP’te Genel Başkan Yardımcılığı yapmış birini de milletvekili yapabiliyor, ben “Türk milliyetçisiyim” diyen birini de…

Buna benzer yüzlerce örneğimiz mevcuttur.

Şimdi bu nasıl bir garabet kucaklamadır?

Ama her iki tarafta AKP’ye hizmet ediyor, AKP siyasi menfaat ve projelerinde onlardan yararlanıyorsa, AKP sadece bu yönüne bakmaktadır.

AKP tek başına iktidar gücü ile tüm devlet kurumlarını ele geçirmiş ve yandaş olma zihniyetine uygun bir hale dönüştürmüştür. Tam ele geçiremediği kurumları da baskı ve sindirme metodu ile kendi siyasi menfaatlerine hizmet eden yapmıştır.

En büyük kırılmada 12 Eylül 2010 yılında gerçekleşen referandumdan sonraki gelişmelerde yaşanmıştır. Referandumda halkı kandırarak istediği sonucu alan AKP, Türkiye’nin en önemli kavramı “adalet ve hukuku” yandaş gölgesinde şaibe altında bırakmıştır.

Bir ülkede adalet ve hukuk yara alırsa o ülkenin çöküşü elbet hızlanacaktır. AKP bu hızlandırmanın fişeğini yakmıştır.

Türkiye’de şuan yaşanan tartışmalara bakın adalet ve hukukun gerçekten içler acısı halini görmek mümkündür.

Adında “Adalet” olan, uygulamaları “Adaletsiz” olan bu iktidar devam ettiği sürece adalet ve hukuk hep mumla aranan kavramlar olacaktır.

AKP, Türk milletini bu kavramlara hasret hale getirmiştir. Vuslat ise AKP’nin gidişi ile gerçekleşecektir.

OKUNMA : 9695 15-Kasim-2011 Sali

Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz