“VUR DE VURALIM ,ÖL DE ÖLELİM”

“VUR DE VURALIM ,ÖL DE ÖLELİM” ABD ve İsrail ikilisi için sürüklendiğimiz batağın ne boyutta olduğunu İran ve Suriye’nin Türkiye’ye yönelik tutumuna bakarak çok net görebilmekteyiz. Türkiye’nin İran ve Suriye’ye karşı, ABD-İsrail ikilisinin hesabına çalışması, komşumuz durumundaki İran ve Suriye’yi Türkiye’yi tehdit eder duruma getirmiştir. Suriye’nin nükleer başlık takılabilen SCUD füzelerini Türkiye’ye çevirdiğine dair haberlerin basına yandığı gün, bir tehditte İran’dan geldi. Horremabad şehrindeki Devrim Muhafızları’na bağlı Besiç milislerinin toplantısında konuşan Tuğgeneral Hacizade, Türkiye’de kurulacak NATO füze kalkanı sistemi nedeniyle "İran’a karşı bir saldırı oluşursa ilk adım olarak Türkiye'deki füze kalkanı sistemlerini vuracağız ve daha sonra diğer hedeflere yöneleceğ....

Devamı Okunma : 6725 28-Kasim-2011 Pazartesi

 
YILDIRAY ÇİÇEK ARŞİVİ ARA
GENÇ SESLENİŞ ARŞİVİ ARA

DEĞER YARGISINI KAYBETMİŞ MUHAFAZAKARLAR !
DEĞER YARGISINI KAYBETMİŞ MUHAFAZAKARLAR !

Türkiye’de, gerçeklerden üzerinden siyaset yapan ve yaşanan olaylar karşısında, milleti uyarma vazifesini büyük bir aksiyonla yerine getiren MHP Lideri Devlet Bahçeli, Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu'nun 27. Büyük Kurultayı'nda yapmış olduğu konuşmada, Türkiye’nin başına yakında büyük belalar açacak olan Suriye meselesi hakkında da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a en net ifadelerle seslenerek şunları söylemiştir:

Sayın Başbakan sen kendinde misin?
Ağzından çıkanları kulağın duyuyor mu?
Ne yani, emperyalist heveslerin teşrifatçılığını yapmaya mı niyetlisin?
Suriye işgal mi olsun istiyorsun?
Okyanus ötesine alan mı açıyorsun, Haçlı saldırılarını mı meşrulaştırıyorsun?
Ne yapmaya çalışıyorsun? Bize anlat, bize itiraf et?
Almanya’daki kardeşlerimize izah et? Türk milletini ve Türkiye’yi, hangi ateşin içine atacaksın?
Başbakan Erdoğan’ın Suriye’yle ilgili sözleri çok tehlikelidir.
Bu kapsamda hükümetin dış politikası iflas etmiş ve Ortadoğu’nun çöl sıcaklarında kumlara gömülmüştür.
Ülkemiz açıkça tehlikeli ve keskin bir uçuruma doğru sürüklenmektedir.
Bu yoldan dönmek ve bir an önce çıkmak gerekmektedir.”


Suriye üzerinde yapılan baskı ve Türkiye’nin de bu konuda aldığı rol tamamen ABD dayatmasıdır, BOP’un bir parçasıdır. Bunun tartışılacak hiçbir yönü yoktur.

ABD, Suriye yönetimini devirme planını Türkiye’yi yöneten AKP iktidarına ihale etmiştir. ABD’nin tüm açıklamaları “Türkiye’nin sabrı taşıyor” etrafında şekillenmektedir.

Çünkü ABD’nin bölgeyi kendi menfaatleri için dönüştürme projesinde sıra Suriye’ye gelmiştir. Bu projelere çok sadık olan AKP’de her olaya Türkiye’yi düşünmeden balıklama atlamaktadır.

Gerçek mesele ne Suriye’nin içinde yaşadığı demokrasi, ne de özgürlük meselesidir.Tek mesele küresel canavar olmakta ısrarlı adımlarla yürüyen ABD’nin Ortadoğu Bölgesi’ni avucunun içinde tutmaktır.AKP’de kuruluş felsefesine uygun bir şekilde ABD’nin gösterdiği hedefte büyük bir iştahla çalışmaktadır.

2010 yılına kadar Suriye devlet başkanı Beşar Esad’la can ciğer kuzu sarması olan Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan ikilisinin şimdi nefret ve öfke kusar hale gelmesinin anlamı da bunun içinde yatmaktadır.

Bazı propaganda araçlarındaki kişilerde, ABD’nin menfaatleri için duyulan bu öfke ve nefreti masumlaştırmak için elinden gelen gayreti vermektedir.

Geçenlerde Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan bunlardan biri olduğunu göstermiştir. AKP’yi ve onu destekleyen muhafazakarları kurtarmak yada onların “Suriye’ye savaş açalım” naralarını meşrulaştırmak için bir yazı kaleme alan Ahmet Hakan bakın cahillik ve komedi karışımı yazısında nasıl aklama yapmaya çalışıyor.

Muhafazakarlar Suriye’ye savaşı şu sebeplerden istiyormuş:

*Beşar’ın gitmesi halinde Müslüman Kardeşler’in Suriye’ye egemen olacağını düşünüyorlar.

*Beşar’dan sonra gelecek olan yeni yönetimin İsrail’e karşı tutumunun daha sert olacağına inanıyorlar.

*Beşar’ın gitmesinin ardından Ortadoğu’da Türkiye’nin nüfuz alanının yeniden genişleyeceğini düşünüyorlar.

*Türkiye’nin Suriye’ye yönelik tutumunun Batı’nın taşeronluğuyla bir ilgisi olmadığına inanıyorlar.


Ahmet Hakan’ın sıraladığı 7 maddesinden dördü bu şekilde…

Eğer gerçekten Türkiye’deki muhafazakarlar Suriye meselesine bu şekilde bakıyorsa dünyanın kendi değerleri etrafındaki en cahil,en bakarkör muhafazakarları Türkiye’de bulunmaktadır.

Bu muhafazakarlar hiç mi gazete,kitap,dergi okumaz,hiç mi televizyon izlemez,hiç mi bu bölgeye dair uyarılar yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli gibi liderleri, aydınları, yazarları takip etmez. BOP denen projeden ve AKP’nin bu projeye taşeronluğundan bu kadar mı bihaberler?

Irak ve Afganistan’da ölen milyonlarca Müslüman’ın akıbetini hiç mi sorgulamaz.Son 10 yıldır ABD’nin bölgede yaptıklarını ve AKP’nin bu yapılanlar karşısında aldığı rolü hiç mi gözünün önüne getirmez?

Bunlar nasıl muhafazakar ey Ahmet Hakan? Ey Müslümanlar siz nasıl muhafazakarsınız?

ABD’nin yaktığı küresel şeytan ateşinin Türkiye’yi de çok yakın zamanda tutuşturacağını daha ne zaman idrak edeceksiniz?

Türkiye’de tartışılması gereken öncelikli mesele muhafazakarlıktır.

Muhafazakarlık sağlıklı bir zemine oturduğu gün Türkiye’de Haçlı Savaşlarını başlatan ABD taşeronları kalmayacaktır.

Suriye’deki gelişmelere bir de bu şekilde bakın değer yargılarını kaybetmiş muhafazakarlar!

OKUNMA : 5791 21-Kasim-2011 Pazartesi

Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz