“VUR DE VURALIM ,ÖL DE ÖLELİM”

“VUR DE VURALIM ,ÖL DE ÖLELİM” ABD ve İsrail ikilisi için sürüklendiğimiz batağın ne boyutta olduğunu İran ve Suriye’nin Türkiye’ye yönelik tutumuna bakarak çok net görebilmekteyiz. Türkiye’nin İran ve Suriye’ye karşı, ABD-İsrail ikilisinin hesabına çalışması, komşumuz durumundaki İran ve Suriye’yi Türkiye’yi tehdit eder duruma getirmiştir. Suriye’nin nükleer başlık takılabilen SCUD füzelerini Türkiye’ye çevirdiğine dair haberlerin basına yandığı gün, bir tehditte İran’dan geldi. Horremabad şehrindeki Devrim Muhafızları’na bağlı Besiç milislerinin toplantısında konuşan Tuğgeneral Hacizade, Türkiye’de kurulacak NATO füze kalkanı sistemi nedeniyle "İran’a karşı bir saldırı oluşursa ilk adım olarak Türkiye'deki füze kalkanı sistemlerini vuracağız ve daha sonra diğer hedeflere yöneleceğ....

Devamı Okunma : 6725 28-Kasim-2011 Pazartesi

 
YILDIRAY ÇİÇEK ARŞİVİ ARA
GENÇ SESLENİŞ ARŞİVİ ARA

POSTACI AKP,POSTA KUTUSU PKK
POSTACI AKP,POSTA KUTUSU PKK

Terör örgütü PKK’nın şehir yapılanması olan KCK’ya yönelik yapılan son operasyonlardan sonra medyada (AB)(D)ullah Öcalan’ın avukatları aracılığı ile sağa-sola gönderdiği mektuplara dair haberler manşetleri süsler oldu.

Özellikle AKP medyası bu mektuplara yoğun ilgi gösteriyor ve AKP’nin KCK üzerinden prim yapma iştahına besin kaynağı yaratmaya çalışıyordu ki; BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, “İmralı’dan mektupları Kandil’e devlet götürdü” açıklaması yaparak, AKP’yi yine ters köşeye yatırmıştır.

Şimdi AKP iktidarı ve AKP’yi savunanlar, “PKK’nın çizgisinde siyaset yapan Selahattin Demirtaş gibi tiplere mi inanıyorsunuz?” gibi duygu sömürüsüne soyunmaya kalkabilirler ama ilginç olan şu, somut belgelerle sabitlenmiş bir durum var, oda AKP-PKK arasında yaşanan ilişkilerde, PKK hangi açıklamaları yaptıysa hepsinde ihanetin gerçek boyutların ortaya çıkması noktasında daha net duruş sahibi olmuştur.

PKK terör örgütünün ele başları, defalarca AKP iktidarı ile pazarlık yaptıklarını ve taleplerini müzakere ettiklerini açıkladı ama PKK’ya karşı hiçbir cevap veremeyen AKP, ihanet pazarlıklarını ve müzakerelerini ortaya çıkaran MHP’ye “Alçaklık ve Şerefsizlik” yakıştırmaları üzerinden saldırılar gerçekleştirmişti.

Geçtiğimiz aylarda ortaya çıkan PKK-AKP arasındaki pazarlıklara dair ses kayıtları her şeyin tam olarak deşifre olmasını sağlamış, “Alçaklık ve Şerefsizlik” sıfatları adresini bulmuştu.

Selahattin Demirtaş’ın “Kandil’e gelen talimatların postacısı AKP’dir” sözlerine bu saatten sonra inanmayacak hangi akıl sahibi olabilir ?

AKP medyası, (AB)(D)ullah Öcalan’ın mektuplar aracılığı ile terör eylemlerini yönlendirdiği üzerinden bol bol senaryolar yazarken, Kandil’e giden talimatların postacısının AKP olarak PKK tarafından açıklanması acaba kendilerine kapak olmuş mudur?

Zaten ortaya çıkan ses kayıtlarından anlaşılacağı üzere İmralı’dan Kandil’e avukatlar aracılığıyla mektup gitmesine gerek kalmadan, AKP iktidarı devlet yetkililerini ve özel temsilcilerini önce İmralı’ya sonra Kandil’deki teröristlerin ayağına göndererek postacılığın her türlü hünerini sergilemişti.

Muhatapları tarafından kabul edilen Oslo’daki görüşmelere dönemin Başbakanlık Özel Temsilcisi Hakan Fidan ve dönemin MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş, PKK terör örgütü adına Kandil temsilcisi Mustafa Karasu ve Avrupa temsilcisi Sabri Ok katılmıştı.İnternet aracılığı ile kamuoyuna sızdırılan ses kayıtlarında geçen şu diyaloglar, AKP’nin İmralı ve Kandil arasında geliştirdiği postacılık sisteminin ispatıdır:

Hakan Fidan: “Yaklaşık 1 ay önce Sayın Öcalan’la bir araya geldik.”

Sabri Ok: “Siz gittiniz önderlikle görüştünüz. Kendisi de buna değer veriyor. ”

Mustafa Karasu: “Buraya, Oslo’ya müzakere için geldik.”

A.G.: “Tamam ben de diyorum ki, önderliğin yol haritası elimde. Maddeleri de belli. Haydi buyrun müzakere edelim.”

Sabri Ok: “Bugün için size kısa bir şey hazırlasak nasıl olabilir.”

A.G.: “Yani götürmeye çalışırız ama dediğim gibi 6.5’a kadar yetiştirebilirseniz. Ama ne olur 15 sayfa yazmayın.”

Sabri Ok: “Yok biz kısa yazacağız.”

A.G.: “Hakikaten kısa yazmayı hiç bilmiyorsunuz.”

Sabri Ok: “Doğru”

A.G.: “Nasıl bir şey oluyor biliyor musunuz? Bakın çok samimi söylüyorum sıkıntıyı. İçeri giriyoruz konuşmuyoruz, ’Biz sana bilmem ne getirdik’ falan demiyoruz, ‘Al şunu içinden oku’ diyoruz. Çünkü bu kadar da deklare etmek istemiyoruz. Açıkçası adam bir başlıyor zaten, o da böyle sindire sindire okuma derdinde. Oturuyor 1.5 saat okuyor. O okuyor biz oturuyoruz. ‘Şimdi sen çevir arkasını’ diyoruz ‘Ne diyeceksen de’ diyoruz. Onun da yazması maşallah bir yarım saat 45 dakika sürüyor. Ona da yalvarıyoruz ‘Ne olur kısa yaz’ diye.”


Bu diyaloglar ortada iken Selahattin Demirtaş’ın “Kandil’e gelen talimatların postacısı AKP’dir” sözlerini çıksın bir AKP’li yetkili yalanlasın hadi…

Kurulan masalarda ihanet pazarlıkları yapılıyor ama muhataplardan biri olan Türkiye’yi yöneten AKP karşısında, Türkiye’yi bölmeye çalışan PKK terör örgütü daha omurgalı davranıyor…

AKP kamuoyuna başka mesaj, PKK’ya başka mesaj vererek durumu idare etmeye çalışıyor ama PKK terör örgütü alçaklıklarının arkasında daha net duruyor.

AKP-PKK arasında görüşmelerin tekrar başlayacağına dair haberler basına yansıdı. Kandil’deki teröristler herhalde “Bak postacı geliyor/Selam veriyor/Herkes ona bakıyor/ Merak ediyor” diyerek AKP’yi tekrar karşılayacaktır. AKP’de onlara postaları ulaştırdıktan sonra “Bu gün yalnız bu kadar/ Darılmayınız/ Yarın yine gelirim/Hoşçakalınız.” diyecektir.

Postacı AKP’nin PKK ile maceraları sürecektir. Bizde takip etmeyi sürdüreceğiz.

OKUNMA : 6618 25-Kasim-2011 Cuma

Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz