VAN ACI ALTINDA, AKP ENKAZ ALTINDA KALDI.
Van’daki depremin acıları hala sarılmayı bekliyor. Deprem Bölgesinde, iktidarın devlet işlevi konusunda büyük zafiyetler yaşattığına dair hergün somut manzaralara şahit oluyoruz. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor, bölgenin ihtiyaçları ve öncelikleri konusunda devlet yetkilileri birbirini yalanlayan ve tekzip eden açıklamaları oluyor. Bir yetkili çıkıyor “yiyecek sıkıntısı var” diyor, öbürü “yiyecek ihtiyacımız yok , ilaç eksikliğimiz var” diyor. Öbürü para, diğeri çadır ihtiyacından bahsediyor…
Bedelli Askerlik, Vicdanı Ret ve Suriye konusunda başlatılan gündem ve yaşanan tartışmalar, Van’da yaşanan acıları ve sıkıntıları gölgelemiştir.
Deprem sonrası bölgede mağdur olan insanlarımızın içinde bulunduğu durumu, bir depremzedenin bir gazeteye verdiği “Çadırda kalıyorum ama çocuklarımla her gece ölmek için dua ediyorum...” şeklindeki demeç, yaşanılan vahim halin en dramatik özetidir.
Bu sıralar deprem çadırlarında elektrik sobalarından ve yakılan ateşlerden çıkan yangın sayıları da artmıştır.
Çıkan yangınlardan birinde de 2 çocuk ölmüş, 2 çocukta yaralanmıştır.
Soğuktan dolayı ölmek isteyenler yanında, soğuktan ölmemek için mücadele verenlerde maalesef ölümle karşılaşmaktadır.
Van, deprem sonrası boşalmaya başlamış ve çeşitli aralıklarla devam eden depremler yüzünden göç edenler her gün çoğalmaktadır.
Geçmiş olsun dileklerimi iletmek ve son durum hakkında bilgi almak için aradığım Van Ülkü Ocakları Başkanı Sayın Abdulhakan Üçdal'da bu duruma işaret ederek , şehrin boşaldığını ve yardımların dağıtımında devletin organize olamadığını ve ihtiyaç sahiplerine tam ulaşılmadığını vurguladı. Van Ülkü Ocakları Başkanı Abdulhakan Üçdal, Van’a gelen yardımların aylarca, senelerce yetecek boyutta olduğu halde, bu yardımların nerelere gittiğinin sorgulanması gerektiğine işaret etti. Ayrıca MHP ve Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nin kampanyalar çerçevesinde toplayıp Van’a ulaştırdığı yardımları da düzenli bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarına dair bilgiyi de verdi.
Depremin acıları devam ederken, arka arkaya depremler yaşanırken, AKP hükümetinin Van’ı hala afet bölgesi ilan etmediğinin de ayrı bir tartışma konusu olduğunu söyledi.
Van’daki halk için acının boyutunu yükselten, depremin tam kış dönemine denk gelmesi olmuştur.
Deprem sonrası AKP’nin siyasi şovları ,alacağı deprem önlemlerinin ve acıları sarmanın önüne geçmiştir.
Yaşanan deprem sonrası , AKP’nin yönetim anlayışının kuru gürültüden ibaret olduğu bir kez daha kendini göstermiştir.
İhmal, basiretsizlik, kurumlar arası kopukluk, siyasi kaygılarla gerçeklerin üzerini örtme AKP’nin deprem sonrası karnesinde yazan notları olmuştur.
Yetkili bakanların deprem sonrası açıklamaları da siyasi trajedi olarak tarihe geçmiştir.
Suriye’deki gelişmeleri takip ettikleri kadar, Van’daki insanların durumunu takip etmemektedirler. İlla ABD’nin Van’daki duruma da bir işarette bulunması gerekiyor herhalde…
İnsanlar soğuk altında “ölmek adına dua edecek kadar” acı içindeyken, Van halkı düzenli yardımı, merhametli devlet elini ve sistemli bir devlet işleyişini beklemektedir.
Van acı altında, AKP hükümeti de enkaz altında kalmıştır.
OKUNMA : 4463
20-Kasim-2011 Pazar
Aktif Ziyaretçi :
8
ONLİNE DERGİLER
GENÇ SESLENİŞ
Süleyman ÇELİK
İsmail ÖZDEMİR
Bahadır Çoban
Enver Taha AYDIN
GÖKAY DÜZAY
Mehmet SOLAKÇI
Mert GÜRLEK
ARŞİVDEN
BAĞLANTILAR